Klavyeyle dövme sanatı! Hülya Kuşcu: Bir emoji bile çocuğun dünyasını altüst edebilir

Son zamanlarda giderek artan akran zorbalığı hakkında konuşan Uzman Psikolog Hülya Kuşcu, zorbalığın temelinde güçsüzlük, duygusal açlık ve empati eksikliğinin yattığını vurguladı.

Klavyeyle dövme sanatı! Hülya Kuşcu: Bir emoji bile çocuğun dünyasını altüst edebilir

Son yıllarda giderek artan akran zorbalığı hakkında Nokta Gazetesi'ne konuşan Uzman Psikolog Hülya Kuşcu, zorbalığın temelinde güçsüzlük, duygusal açlık ve empati eksikliğinin bulunduğunu belirtti. Kuşcu, akran zorbalığına maruz kalan çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğini ve aileler ile öğretmenlere yönelik önemli tavsiyelerde bulundu.

''BEN KİMİM,KİMDEN ÜSTÜNÜM?'''

Akran zorbalığnı tanımlayan Uzman Psikolog Hülya Kuşcu, akran zorbalığı, çocukların ve ergenlerin kendi yaşıtlarına karşı uyguladığı fiziksel, sözel ya da psikolojik bir şiddettir diyerek en sık ilkokul çağlarında göründüğünü belirtti. Kuşcu,'' Biri çıkıp “Bu tişörtle mi geldin okula?” diye aşağılıyorsa, teneffüste itip kakıyorsa, arkadaş grubundan dışlıyorsa evet, bu bir zorbalıktır. En sık ilkokulun sonlarıyla ergenlik döneminde karşımıza çıkar. Çünkü o dönemlerde çocuklar kendilerini keşfetmeye çalışır, güç dengeleri değişir ve “ben kimim, kimden üstünüm?” gibi sorular eşliğinde maalesef bazen acımasızca davranabilirler''dedi.

''TEMELİNDE GÜÇSÜZLÜK VE DUYGUSAL AÇLIK VAR''

Son zamanlarda akran zorbalığı giderek artıyor. Bunun sebebinin ekranlar ve filtreli dünyalar olduğunu söyleyen Kuşcu,'' Günümüzde çocuklar duygularını ifade etmeyi değil, bastırmayı öğreniyor. “Mutluymuş gibi yap” kültürü, gerçeklikten kopuk ilişkiler ve bol bol sanal etkileşim derken empati kasları köreliyor. Üstelik evde, okulda ya da ekranda sürekli bir yarış halindeyiz: “Kim daha havalı?”, “Kim daha çok beğeni aldı?” Sonuç? Kendisini yetersiz hisseden bir çocuk, üstünlük kurmak için başka bir çocuğun üstüne çıkmaya çalışıyor. Yani aslında zorbalığın temelinde güçsüzlük ve duygusal açlık var''şeklinde konuştu.

ÇOCUĞA GÜVEN VERMEK

Zorbalığa maruz kalan çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda bilgi veren Kuşcu, çocukların mutlaka yargılamadan ve sözleri kesilmeden dinlenmesi gerektiğini vurguladı. Zorbalık yaşayan çocukların genellikle utangaçlık ve suçluluk duygusu hissettiklerini belirten Kuşcu, bu çocukların anlaşıldıklarını görmek ve yanlarında güçlü hissetmek istediklerini söyledi. En kıymetli desteğin ise çocuğa güven vermek ve onu ciddiye almak olduğunu ifade etti.

''ÇOCUĞUN DÜNYASINI ALTÜST EDEBİLİR''

Sosyal medyada yapılan zorbalığı “klavyeyle dövme sanatı” olarak isimlendiren Kuşcu, konu hakkında daha detaylı bilgiler vererek şu ifadeleri kullandı:'' Siber zorbalık tam anlamıyla “klavyeyle dövme sanatı”. Kimse yüzüne söyleyemediğini klavyeden yazıyor, çünkü ekranda insan değil profil resmi görüyor. Ne yazık ki sosyal medya, zorbalığın görünmez ama çok etkili bir şekli haline geldi. Bir yorum, bir paylaşım, bir alaycı emoji bile çocuğun dünyasını altüst edebilir. Üstelik siber zorbalığın ucu bucağı yok, okul çıkışı bitmiyor. Telefonu kapatsa bile kafasında dönüp duruyor. Bu yüzden çocuklara dijital sınırları, dijital nezaketi ve dijital cesareti (kendini koruyabilme gücü) öğretmek gerekiyor. Evet, 2025’te çocuklara sadece “lütfen” demeyi değil, “DM’den gelen zorbalığı nasıl bloklarsın”ı da öğretmeliyiz''dedi.

''AİLELERE TAVSİYEM''

Son olarak, ailelere ve öğretmenlere tavsiyelerde bulunan Kuşcu,'' Öncelikle şu “Benim çocuğum yapmaz” cümlesini bir kenara bırakalım. Yapabilir. Çünkü insanız, çünkü çocuklar da hata yapar. Mesele çocuğun hiç hata yapmaması değil, hatayı gördüğümüzde ne yaptığımız. Zorbalık sadece mağduru değil, zorbayı da ilgilendirir. Onun da duygularını anlamak gerekir. Ailelere tavsiyem: çocuğunuzla düzenli ve derin konuşmalar yapın. Günde beş dakika “Günün nasıl geçti?” değil, “Bugün seni en çok ne mutlu etti?” ya da “Bir arkadaşına yardım ettin mi bugün?” gibi sorularla sohbet edin.

''SADECE AKADEMİK BAŞARIYA DEĞİL''

Öğretmenler içinse; sınıfta sadece akademik başarıyı değil, sosyal becerileri de ödüllendirin. Çünkü bir çocuğun sınıf birincisi olması, kimseyle oyun oynamıyorsa pek anlamlı değildir. Unutmayalım; çocuklar gözümüzün içine değil, davranışlarımıza bakar. Ne yaşıyorsak onu öğrenirler. Yani siz ne kadar empatikseniz, onlar da o kadar merhametli olur''diyerek konuştu.

Kaynak: HABER MERKEZİ
Hülya Kuşcu Çocuklar akran zorbalığı
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız