Nokta TV’ye konuk olan Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu: Gençlik iyi yetişirse geleceğimiz daha iyi olacak

Nokta TV ekranlarında yayınlanan Adem Yaman ile Akademi Günlüğü programına Kocaeli Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu konuk oldu. Komsuoğlu 1999 depremi sonrası yaşanan zorluklar üzerinden bir ülkenin yeniden nasıl inşa edileceğini dikkat çeken örnekler ile anlattı.

Kocaeli Haber - Nokta TV ekranlarında yayınlanan Adem Yaman ile Akademi Günlüğü programına Kocaeli Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Sezer Komsuoğlu konuk oldu. Komsuoğlu 1999 depremi sonrası yaşanan zorluklar üzerinden bir ülkenin yeniden nasıl inşa edileceğini dikkat çeken örneklerle anlatarak, bir ülkenin yeniden inşasının gençliğe güven duymakla olacağını belirtti.

“GAYRET ETTİK”

Gençliğin iyi yetişmesi durumunda geleceğin daha iyi olacağını söyleyen Komsuoğlu’nın açıklamalarının satır başları şu şekilde: “99 sabahı kalktık her şey yıkılmış. Elimizde hiçbir şey yok. Hastane yıkılmış, binalar yıkılmış, üniversite yıkılmış, Anıtpark da yıkılmış. 8 ay kadar çadırlarda kaldık. Hem ev hem de iş yerleri olarak çadırlarda kaldık. O 8 ay boyunca gayret ettik. Hem ulusal hem de uluslararası düzeyde herkes yardım etti. O dönem iyi olan şey, alınan bütün yardımların doğru harcanması oldu. Hepsi projelendirilerek harcandı. Büyük bir ekibin işiydi ve herkes çalıştı. Baki Bey rektör olarak çalışınca herkes bunu bir dava haline getirdi.

“DEVLETÇİ BİR KADINIM”

Ben devletçi bir kadınım. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, hükümeti, sonra çalışanları... Milli duyguların yüksek olması gerektiğini düşünürüm hep. Yetişmekte olan gençliğin de özellikle bu günlerde çok detaylı milli duygularla yetişmesini isterim. Bir insanın bir ülkesinin olması, o ülkenin gelişmesi için çaba göstermesi gerçekten güzel duygulardır. Akşam yattığınızda çok rahat yatarsınız. Genç neslin bunu dava etmesi gerekir. Kendisinden önce ülke. Kendisinden önce devlet. Devletin, bayrağın, milletin ve ülkenin kıymeti hiçbir yerde yok.

“MEMLEKETİN ETRAFI KAYNIYOR”

İngiltere’de bir gün böyle camdan bakıyorduk. O zaman Afganistan olayları başlamıştı. Afganistan’dan göçle gelenleri büyük bir camide toplamışlardı. Biz de onları ziyarete gitmiştik. İçimin ısındığını hissetmiştim. Sizinle aynı duyguları hisseden, aynı dinden olan insanlar camide oturmuşlar, güçsüz halde, ülkeleri yok. O günü hiç unutamam. Biz onlara kendi çapımızda yardıma gitmiştik. Yabancı bir memlekete gelmişler. Biz akademisyen olmaya çalışıyoruz. Onlar sadece sığınacak bir yer bulmaya çalışıyorlar. Bugün dünya bunlarla dolu. Ukrayna, Gazze, Libya böyle. Baktığınız zaman memleketin etrafı kaynıyor.

“TÜRKİYE GÜÇLÜ BİR ÜLKE”

Avrupa Birliği bize direnç gösterdi bakın ne halde olduğunu görüyorsunuz. Türkiye güçlü bir ülke. Böyle söyleyince hamasi bir laf ediyormuş gibi geliyor ama öyle değil. Ben dünyanın pek çok tarafından çalıştım, yaşadım, biliyorum. Ülke güçlü. Tabiatı, güzelliği... Keşke basın, gazeteler daha güçlü yönlerimizi gösterse.

“GENÇLİKTEN DAHA CANLI BİR ŞEY OLABİLİR Mİ?"

Şimdi diyorlar ki “Ülkenin her tarafında üniversite var bunlar ne olacak.” Bakın 208 tane üniversite var. Bunların 128 tanesinde kadın araştırma merkezi var. Bitlis’te, Yozgat’ta, Bilecik’te, Şırnak’ta o kadın merkezleri kadına şiddete dur diyen, 8 Mart’ı kutlayan, o bölgenin bütün ilgili kurumlarıyla toplantılar yapıyorlar. O üniversiteler olmasa bu kentler o kadın hareketini nasıl görecek? Bir üniversite grubunun, öğrencisinin bir memleketin sokaklarında yürüdüğünde oraya getirdiği heyecanı, canlılığı... Gençlikten daha canlı bir şey olabilir mi?

“ÖNCE ÜLKE...”

Onun için ülkede yapılanların yanlışları olabilir, eksikler olabilir, sıkıntılı günlerde olabilir. Ama devletimiz, milletimiz, ülkemiz, bayrağımız, ezanımız en kıymetli şeylerimizdir. Bunu içimden gelen en sıcak, en samimi duygularla ifade ediyorum. 75 yaşında çok halis oluyor ve sadece devleti düşünüyorsunuz. Çoluğunuz, çocuğunuz evleniyor, gidiyor. Hayatınızın emeklilik dönemi başlıyor. Bakıyorsunuz ne önemli? Önce ülke önemli. Yeni gençlik iyi yetişirse geleceğimiz daha iyi olacak. “İnşa ettiğimiz ülkemiz” diyoruz. Ülkemizi neyle inşa ediyoruz? Gençlikle, öğrencilerimizle... Onları donatmakla. Onlara güven duymakla.”

Kaynak: HABER MERKEZİ
Sezer Komsuoğlu Akademi Günlüğü Kocaeli Üniversitesi
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız