Şiddet her yerde… Neden bu kadar gerginiz?
Son dönemde toplumda artan gerginlik ve tahammülsüzlüklerle ilgili Nokta Gazetesi olarak, Uzman Psikolog Hülya Kuşcu ile konuştuk. Kuşcu,'' İnsan, hayatındaki birçok şeyi kontrol edemediğini hissettikçe daha öfkeli hale geliyor''dedi.

ÖZEL HABER- SUDE KALYONCUOĞLU
Kocaeli Haber- Ülkemizde son zamanlarda toplumda tahammülsüzlük ve saldırganlık artışı gözlemleniyor. Nokta Gazetesi olarak bu durumun temel sebeplerini, psikolojik nedenlerini ve çözüm yollarını Uzman Psikolog Hülya Kuşcu ile konuştuk.

''ÇÜNKÜ KİMSE İYİ HİSSETMİYOR''
Son zamanlarda toplumda tahammülsüzlük ve saldırganlık artışı gözlemlenmesini açıklayan Hülya Kuşcu şu ifadelere yer verdi: ''Bugün insanlar trafikte, market kuyruğunda, iş yerinde, evde, her yerde gergin. Bir bakıyorsunuz, birinin önüne kıran şoför yüzünden yol ortasında yumruklaşanlar var, bir bakıyorsunuz, sırada beklerken birinin ters bakışı büyük bir kavgaya dönüşmüş. Artık insanlar en küçük şeye bile patlıyor. Çünkü kimse iyi hissetmiyor.

''ÖFKE VE YETERSİZLİK HİSSİ ARTIYOR''
Tahammülsüzlük, birikmiş duyguların sonucu. İnsan, hayatındaki birçok şeyi kontrol edemediğini hissettikçe daha öfkeli hale geliyor. Üzerine bir de sosyal medyada sürekli başkalarının “mükemmel hayatlarını” görüp kıyas yapmak eklenince, öfke ve yetersizlik hissi artıyor. Günlük hayatın içinde insanlar birbirine daha sert, daha sabırsız, daha kırıcı davranmaya başlıyor. Aslında yaşanan öfke, yaşadığımız hayatın içinde sıkışmış hissetmenin bir dışa vurumu''dedi.

''TAŞMA NOKTASI''
Günlük hayatta küçük olayların bile büyük tartışmalara ve kavgalara dönüşmesinin psikolojik nedenlerini anlatan Kuşcu,''Bazen biri normal bir şey söylese de, içimizde biriken öfke, stres ve yorgunluk, en küçük bir kıvılcımla patlamamıza neden olabilir. Psikolojide buna “taşma noktası” denir; kişi, duygusal yüklerini sağlıklı şekilde boşaltamadığında, en ufak şeyde büyük tepki verebilir''diyerek belirtti.

YETERSİZLİK VE ÖFKE DUYGUSU BESLENİYOR
Sosyal medyanın bireylerin tahammül seviyesini düşürdüğünü belirten Kuşcu, sosyal medyanın hayatı kolaylaştırdığı kadar ruh sağlığını zorladığını, insanların sürekli tartıştığını ve kıyas yapmaya zorlunduğunu söyledi. Bu durum, yetersizlik ve öfke duygusunu besliyor. Çözüm olarak, sosyal medyanın her zaman gerçek olmadığını fark etmek ve ruh halimiz kötü olduğunda bu platformlardan uzak durmak gerektiğini vurguladı.

HÜLYA KUŞCU'DAN ÖNEMLİ TAVSİYELER
Toplum olarak daha sağlıklı bir ruh haline sahip olmak için önerilerde bulunan Kuşcu,'' Bireysel çabalar önemli ama toplum olarak da bazı şeyleri değiştirmeliyiz. Daha sağlıklı bir toplum için şunlara ihtiyacımız var:
-Empatiyi artırmak: İnsanların birbirini anlamaya çalışması gerekiyor. Hepimiz zor zamanlardan geçiyoruz. Biraz daha anlayışlı ve nazik olmak, büyük fark yaratır.
-Psikolojik desteği erişilebilir hale getirmek: Ruh sağlığı hala bir tabu gibi görülüyor. Oysa ki herkesin psikolojik destek alma hakkı var. Bunu normalleştirmek önemli.
-Çocukları duygusal zekâ konusunda eğitmek: Küçük yaşlardan itibaren duyguları tanımayı, öfkeyi yönetmeyi, sabretmeyi öğretmek lazım. Bu, ileride daha tahammüllü bir toplum yaratır.
-Toplumsal stres kaynaklarını azaltmak: Sürekli sıkışmış hissettiren, insanları baskı altına alan bir ortamda kimse mutlu olamaz. Daha fazla sosyal alan, ekonomik rahatlama, daha güvenli ve huzurlu bir yaşam ortamı sağlanmalı.

''SADECE BİREYSEL SORUN DEĞİL''
Sonuç olarak, bugün toplumda artan tahammülsüzlük, sadece bireysel bir sorun değil. Hepimiz bir şekilde bunun içindeyiz. Ama değişim önce bireyde başlar. Kendimize ve birbirimize biraz daha anlayışlı davranarak, bu döngüyü kırmaya başlayabiliriz''dedi.