Bakan Bolat: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu Bakan Bolat boykot çağrılarına tepki göstererek "Bugün ekonomiye sahip çıkma günü" dedi.

Bakan Bolat: Bugün ekonomiye sahip çıkma günü

Ticaret Bakanı Ömer Bolat TRT Haber'de gündemdeki konularla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Bolat'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

Türkiye ekonomisinde yangın savaş deprem gibi felaketlerden sonra ekonomimiz yaralarını hızla sarıyor. Çok olumlu gelişmeler olan bir dönemde 2 hafta önce İBB'ye büyük bir rüşvet ve yolsuzluk soruşturması başladı.10 milyarlarca TL'nin söz konusu edildiği soruşturmada itiraflar meydana geldi.

Bu durum karşısında en iyi savunma hücumdur mantığı ile ana muhalefetin kitleleri sokağa dökme çabaları oldu. Bu başarısız olunca miting çalışmaları oldu. Emniyetin 160 bin kişinin katıldığını belirttiği mitinge 2 milyon kişi katıldı dediler. Ardından ticareti durdurma çağrısı oldu.

MİLLİ EKONOMİYE ZARAR VERME ÇABALARI

Bu bizim iktidarımız ile ana muhalefet ile fark bu. Biz Türkiye'yi 22 yılda dolar bazında 6,5 kat büyüttük. 230 milyar dolarlık milli geliri 1 trilyon 122 milyar dolara yükselttik. 3600 dolar olan fert başına milli geliri 15 bin 463 dolara yükselttik. İhracatımızı 7,5 kat artırdık. Cari açığımızı dengeliyoruz kapatıyoruz. Böyle bir ortamda parti içi kavgalar, rüşvet ve yolsuzluk haberlerini gündemden düşürme çabaları ile milli ekonomiye zarar verme çabalarını bu şekilde örgütlemeye çalıştırlar. Ama hamdolsun bizim halkımız bu oyunu gördü. Bugün görüyoruz ki Kadıköy, Nişantaşı, Bağdat Caddesi, Teşvikiye'de bazı dükkanlar kapalıymış. Normal zaten CHP'nin yüzde 80-90 oy aldığı yerler. Kendilerine zarar veren, kendi kendilerine maddi açıdan zarar veren çabalar içindeler.

Kendi kendilerine zarar veren çabalar içindeler. Eğer yarın cumartesi cuma alışverişiniz varsa bugün yapın. Bugün milli ekonomiye sahip çıkma günü. Bugün üretimin tüketimin istihdamın dayanışma günü. Bugün milli destek vakti.

Bir yanda Türkiye ve onun aziz milleti için gece gündüz çalışan, üreten, projeler geliştiren, dünyada takdir ve saygı gören ekonomisiyle, üretimiyle, büyüklüğüyle, askeri gücüyle, milli savunmasıyla, savunma sanayisiyle, ihracatıyla takdir gören bir Türkiye için mücadele eden Cumhur İttifakı ve onun hükümeti ve onun Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadrolar. Bir yanda da halkı sokağa çağıran, kamu otoritesini, düzenini sarsmaya çalışan, ekonomiye zarar vermeye çalışan, yerli milli markalara, şirketlere boykot listeleri hazırlayan, anons eden ve milli ekonomiye, işçiye, esnafa zarar vermeye çalışan bir anlayış.

Şu anda mücadele bu iki zihniyetin mücadelesi. Kazanan, çalışan, üreten, halkı için, ülkesi için çabalayan doğrular olacaktır. Bir yanda yıkım taşeronları, bir yanda yapım işçileri. Böylesi bir manzara var. Kendi içlerindeki hesaplaşmaları, rüşvet ve yolsuzluk haberleri, ifşaatlar, itiraflar hiçbir şekilde örtbas edilemez. Bu bir siyasi karartma çabasıdır. Bunu da çok net vatandaşımız görüyor. Bugün görüyoruz ki başta Cumhur İttifakı, AK Parti, MHP, Büyük Birlik Partisi teşkilatlar, üyeler ve halkımız, esnafımızla dayanışma içinde.

ESNAFIMIZ VE HALKIMIZ MİLLİ EKONOMİYE SAHİP ÇIKIYOR

Sabahtan beri gezdiğimiz yerlerde, biz de bizzat gezdik ve alışveriş yaptık çeşitli esnaflarımızdan ve halkımızın büyük bir iştiyakla milli ekonomiye, esnafa, ticarete sahip çıkmakta olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Halkımıza bu anlamda şükran borçluyuz. Türkiye böyle bir ülkedir, böyle asil bir millettir. Zor günler ya da tehlikeyi gördüğü zaman vatandaşlarımız ve sağduyulu vatandaşlarımızın içindeki dev uyanır ve bir yanardağ gibi kükrer ve de Allah'ın izniyle Türkiye'yi yıkmak ya da yıpratmak, zarar vermek isteyenlere asla izin vermez.

Milli destek çağrısı yerini buluyor. Bir ülkede kamu düzeni vardır. Eğer kamu düzeni bozulursa ne ekonomi ne de asayiş kalır. Hükümetlerin görevi hangi parti olursa olsun kamu düzenini korumaktır.

Mutlaka iktidara talip olanlar proje ve planları ile çıkmak zorunda. 6 senedir sahip oldukları belediyelerde sadece işçilere maaş vermeyip greve giden işçilerle, çöp dağlarıyla onları görüyoruz. Ve doğru dürüst yaptıkları bir vatandaş için eser, hizmet yok. Bunları örtbas etmenin en iyi yöntemi, bol bol yalanla, ellerinin altındaki sosyal medyadan yalan haberlerle algı yaratmaya çalışmak.

BU SAHNELERİ DAHA ÖNCE DE GÖRDÜK

Biz bu sahneleri daha önce de gördük. Bundan 12 yıl önce Gezi olaylarında aynı sahneler vardı. 28 Şubat'ta da gördük. O zaman da medya boykot listeleri yayınlıyordu. Hiçbir farkı yok. Ama o firmaların hepsi büyüdü gelişti ekonomiye katma değerler üretti. Kaybeden bu listeleri yayınlayan oldu. O zaman kurdukları koalisyon ile Türkiye'yi yoksulluğa mahkum etti.

İsrail soykırım yapıp 60 bin Gazze'yi şehit ederken buna destek açıklayan şirketlere karşı boykot çağrısı yapılırken "buna ne gerek var" diyenler boykot çağrısı yapıyor.

Bugün milli ekonomiye sahip çıkma günüdür.

Asayişi sağlamak ekonominin temel ihtiyacıdır. Kamu düzeninin bozulmaması için harekete geçmesinden daha doğal bir şey yoktur. Demokrasi adalet gibi temel hakları kendilerine reva görüyorlar. Gezi olaylarında kamu malına zarar verdi. 28 Şubat'ta zulmettiler. Bu zulmü yapanlar 30 senedir iktidar yüzü görmediler.

Halkımız takdire şayan bir dayanışma gösteriyor. İş yeri sahiplerine buradan sesleniyorum. Haftalık alışverişinizi yarına bırakmayın bugün yapın.

Kaynak: TRT Haber
Ömer Bolat Ticaret Bakanlığı Boykot
Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?
Yorum yapmak için tıklayınız